E Harfi Erkek Bebek İsimleri ve Anlamları
Bebek İsimleri ve Anlamları, Erkek Bebek İsimleri, Bebek İsimleri Sözlüğü, Bebek İsimleri Anlamları, Bebek İsimleri Dini, Bebek İsimleri İslami, Bebek İsimleri Listesi, Bebek İsimleri Anlamlarıyla, Erkek Bebek İsimleri Listesi..
Ebbedullah: Allah ebedi, daim eylesin.
Ebed: Sonsuzluk.
Ebu: Baba, ata.
Ebubekir: 1. İlk halife. 2. Bekir’in babası.
Ecebay: Varlıklı ve ulu kişi.
Ecemiş: 1. Yaşlı. 2. Çok bilmiş, olgun.
Ecer: Yeni, güzel, iyi.
Ecevit: 1. Açık fikirli, açıkgöz. 2. Çalışkan. 3. Yaramaz, sinirli.
Ecmel: En güzel, en yakışıklı.
Ecvet: Cömert, varını yoğunu dağıtan.
Ede: 1. Adalet. 2. Saygı gösteren. 3. Ağabey.
Edgü: İyi.
Edhem: Kara, yağız at.
Edinç: Uzun bir süreden beri edinilip elde tutulmuş şey ya da şeyler.
Edip: 1. Saygılı, terbiyeli. 2. Edebiyatla ilgilenen, yazınsal yapıtlar veren kimse.
Edis-Ediz: Değerli, ulu, yüce.
Efadil: Çok mümtaz, bilgili.
Efahim: En ünlü, pek büyük, saygıya layık.
Efdal: 1. Çok faziletli. 2. Tercih edilen, yeğlenen.
Efe: 1. Ağabey. 2. Batı Anadolu’da köy yiğidi, zeybek. 3. Kabadayı.
Efekan: Kanında yiğitlik olan.
Efgan: Ağlayıp inleme, feryat.
Eflak: Bahtlar, talihler.
Eflâtun: 1. Açık mor. 2. Aristo’nun hocası.
Efrahim: Hz. Yusuf’un oğlu.
Efruğ: Parıltı, ışık.
Efser: 1. Taç. 2. Subay.
Eftal: Faziletli.
Ege: 1. Bir çocuğun korunması ve diğer işlerinden sorumlu olan kişi, veli. 2. Yüce, büyük, ulu.
Egehan: Engin denizlerin hükümdarı.
Egemen: 1. Bir yere hakim olan. 2. Sözünü geçiren, üstüntük sağlayan.
Eğit: Kahraman, yiğit.
Ejder: 1. Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejderha, dragon. 2. Korkunç ve acımasız.
Ekber: En büyük, çok büyük.
Eke: 1. Usta. 2. Bilgili. 3. Deneyimli. 4. Yetişkin. 5. Açıkgöz, zeki.
Ekemen: 1. Açıkgöz, zeki kimse. 2. Bilgili, görgülü kimse. 3. Nazlı ve ukala.
Eker: Toprakla uğraşan.
Ekim: 1. Toprağa ürün ekmek. 2. Yılın onuncu ayı.
Ekin: 1. Kültür. 2. Ekilmiş tahılın büyümüşü.
Ekinç: Ekin.
Ekmel: 1. Mükemmel, kusursuz. 2. En uygun, eksiksiz.
Ekmeleddin: 1. Dinin tamamı. 2. Dinin en olgunu.
Ekrem: 1. En kerim. 2. Fazlasıyla cömert, eli açık, şeref sahibi. 3. Onurlu.
Elbek: İl beyi.
Elbir: 1. Uzlaştırıcı, arabulucu. 2. Bir işi birlikte yapan.
Elçi: 1. Devleti temsil eden. 2. Uzlaştırıcı. 3. Peygamber.
Elçin: Deste, demet, bir tutam. Kışın ocak başında öten cırcır böceği.
Eldem: Sevimli, sıcak kanlı kimse.
Elgin: 1. Doğduğu yerden ayrı düşmüş olan. 2. Dost. 3. Başkalarını seven.
Elgün: Kamu, herkes.
Elver: Yardımcı olmak, yol göstermek.
Emanullah: Allah’ın emaneti. 2. Halk, millet.
Emeç: 1. Amaç, gaye, ülkü. 2. Hedef. 3. Yamaç. 4. Vurup kaçma oyunu. 5. Henüz memeden kesilmemiş buzağı.
Emek: 1. Uzun, yorucu çalışma. 2. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü.
Emge: Eza, zahmet, sıkıntı.
Emin: 1. Güvenilir, inanılır kişi. 2. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. 3. Şüphesi olmayan. 4. Osmanlı İmparatorluğunda bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişilere verilen ad.
Emir: 1. Buyruk, komut. 2. Müslüman ülkelerin bazılarında bir kavim, şehir ya da ülkenin başı. 3. Bir hanedana mesup olan. 4. Peygamber soyundan. 5. Kumandan.
Emirhan: Emirlerin başı, hükümdarı.
Emrah: 1. Saz çalan, oynayan. 2. Ünlü halk ozanlarımızın adı.
Emre: 1. Dost, arkadaş. 2. Sevdalı, tutkun.
Emreddin: Dinin emrettiği.
Emrullah: Allah’ın emri.
Emsal: 1. Eş, benzer. 2. Örnekler. 3. Kıssalar.
Enbiya: Peygamberler.
Enç: 1. Güvenilir kimse. 2. Erinçli kişi.
Ender: Çok az bulunan, eşsiz.
Eneç: 1. Dağlardaki karın erimesiyle kendine yatak oluşturan ve yaz gelmesiyle de kuruyan su yatağı. 2. İki yükselti arasındaki düzlük.
Ener: En yiğit, en kahraman.
Energin: En olgun.
Enes: 1. Secereli Arap atı. 2. Küheylan.
Engin: Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, yüksekte olmayan yer.
Enginalp: Engin yiğit.
Enginel: Eli açık.
Enginer: Engin kimse.
Enginsu: Açık deniz.
Engintalay: Okyanus.
Engiz: Sık ağaçlıkların oluşturduğu karanlık. Ağaç filizi.
Engür: Hepsinden gür olan.
Enis: 1. Dost, arkadaş. 2. Sevgili.
Ensar: Yardımcılar, koruyucular.
Envar: Işıklar, ziyalar.
Enver: Üzerinde nur ışığı varmış gibi parıldayan. 2. Çok güzel.
Er: 1. Erkek. 2. Yiğit, kahraman. 3.Yetenekli. 4. Rütbesiz asker.
Eracar: Gürbüz kimse.
Eraksan: Adı temiz olan.
Eral: Yiğit al.
Eralkan: Al kanlı yiğit.
Eralp: Yiğit ve korkusuz kişi.
Eraltay: Yüksek ormana benzer erişilmez yiğit. Altay Dağları’ndan gelmiş yiğit.
Eramlı: Cesur ve anılan.
Eran: 1. Yiğit diye anılacak kişi. 2. Anmakta geç kalma.
Erandaç: Yiğitliğiyle ünlenmiş evlat.
Eranıl: Yiğit olarak anılasın.
Eratlı: Atlı yiğit.
Eray: 1. İlk ay. 2. Ay gibi parlak erkek.
Erbaşat: Egemen olan yiğit.
Erbatur: Yiğitler yiğidi, bahadır.
Erbay: Yiğit ve zengin kimse.
Erbek: Güçlü kişi.
Erben: “Ben yiğidim, ben erim.”
Erberk: Cesur ve şimşek gibi yiğit.
Erbey: Yiğit bey.
Erbil: Bir zamanlar Hakkâri’de egemen olmuş Erbil atabeylerinin adı.
Erboy: 1. Uzun boylu. 2. Yiğit bir soydan gelen.
Erbuğ: Yiğitler başı, komutan.
Erbuğa: Boğa gibi yiğit kimse.
Ercan: 1. Yüreğinde korku hissetmeyen, cesaret sahibi. 2. Canlı, sağlıklı.
Erce: Yiğitçe.
Ercihan: Dünyaca tanınan.
Ercivan: Korkusuz ve genç erkek.
Ercüment: İtibarlı, haysiyetli,değerli.
Erçin: Yiğit, er.
Erdağ: Dağ gibi yiğit.
Erdal: 1. Erken yeşeren dal. 2. Tek erkek.
Erdem: Ahlakın övdüğü ve ahlaklı olmanın gerektirdiği doğruluk, yardımseverlik, bilgelik, alçakgönüllülük gibi niteliklerin ortak adı.
Erden: El değmemiş.
Erdi: 1. Ulaştı, yetişti, olgunlaştı, büyüdü. 2. Başakları olgunlaşmış ekin.
Erdil: Sözü bir, güvenilir. Gönül eri.
Erdin: 1. Ereğine ulaştın. 2. Olgunlaştın, yetiştin.
Erdinç: Duru, güçlü erkek.
Erdiner: Sağlam, güçlü.
Erdoğ: 1. Erken doğ. 2. Yiğit doğ.
Erdoğan: Erken doğmuş olan. Yiğit olarak doğmuş olan, doğuştan er.
Erdoğdu: 1. Yiğit olarak doğdu. 2. Erken doğdu.
Erdur: Yiğit kal.
Erduran: Duran, yaşayan yiğit.
Erdurdu: Sözünde duran yiğit.
Erduru: Katışıksız, duru er.
Erek: Ulaşılmak istenen, ardından koşulan şey, amaç.
Ereken: Vaktinden önce eken.
Erel: Yiğit el.
Erem: Bir işi yürekten isteme. Gönüllü.
Eren: 1. Allah’a ermiş kimse. 2. Erkek. 3. Kahraman, yiğit, bahadır. 4. Rical, tecrübeli, akıllı.
Erenalp: Ermiş yiğit.
Erenay: Hem Tanrı’ya ermiş olan hem de Ay gibi güzel olan kimse.
Erendiz: Gezegenlerin en büyüğü, Jüpiter.
Erenel: 1. Ermiş el. 2. Yiğit el.
Erener: Ermiş yiğit.
Erenöz: Özü ermiş kimse.
Erensü: 1. Ermiş asker. 2. Yiğit subay.
Erenuluğ: Ermiş ve ulu kimse.
Erer: 1. Yetişir. 2. Yiğit erkek.
Erez: Buğday ve arpa tarlalarında ekinle birlikte yetişen, buğdayla birlikte yenilirse baş dönmesi yapan bir ot.
Ergene: 1. Dağın yamacı. 2. Meriç Irmağı’nın kollarından biri.
Ergener: Henüz evlenmemiş, evlenecek çağa girmiş yiğit.
Ergi: 1. Güzelliği yakalama. 2. İyi bir şeye erişme durumu, mazhariyet.
Ergican: 1. İstenilen iyi ve güzel şeye ulaşmış kimse. 2. Erişilmiş can.
Ergil: İtimat edilen, inanılan kişi.
Ergin: 1. Olmuş yetişmiş, kemale ermiş. 2. Haklarını kullanabilecek yaşa gelmiş olan.
Erginalp: Yetişkin yiğit.
Erginay: 1. Yetişmiş, olgunlaşmış ve Ay gibi olmuş. 2. Olgunlaşmış Ay.
Erginbay: Yetişmiş, olgunlaşmış ve zengin.
Ergincan: Olgunlaşmış kimse.
Erginel: Büyümüş.
Erginer: Olgunlaşmış er.
Ergisoy: İstediğine ulaşmış soydan olan kimse.
Ergönen: Mutlu yiğit.
Ergönül: Gönlü şen.
Ergör: Erken gör.
Ergun: Sert başlı, hızlı giden, oynak at.
Erguner: Hızlı, çevik.
Ergüç: 1. Erkek gücü. 2. Yayık kolu. 3. Erken gelen güç.
Ergül: 1. Erken açan gül. 2. Yiğit ve gül gibi kimse.
Ergülen: Mutlu kimse.
Ergümen: Amacına ulaşmış.
Ergün: 1. Erken doğan Güneş. 2. Yumuşak, uysal. 3. Sulu sepken, kar.
Ergünay: Yumuşak huylu yiğit.
Ergüney: Her ilişkisinde mütevazi olan.
Ergür: Coşkulu insan.
Ergüvenç: Güvenilir kimse.
Erhan: 1. Korkusuz, adeletli hükümdar. 2. Çok merhametli, acıma duygusu çok olan.
Erhun: Korkusuz savaşçı.
Erışık: Kültürlü, bilgili, aydın kişi.
Erışın: İçindeki cevheri paylaşan.
Eriker: 1. Ermiş ve yiğit. 2. Yetişkin yiğit.
Erim: 1. Sevgi. 2. Mutlu haber, müjde. 3. Bir şeyin erebileceği uzaklık.
Erimel: Mutlu haber getiren el.
Erimer: Mutlu haber getiren erkek. Sevilen kimse.
Erin: Olgunluğa erişmiş kişi.
Erinç: Hiçbir üzüntüsü, sıkıntısı, tasası bulunmama durumu. Rahat, huzur.
Eriş: 1. Saldırı, hücum. 2. Olgun olma, olgunluk. 3. Ulaş, yetiş.
Erişen: 1. Olgunlaşan, erginleşen. 2. Ulaşan, yetişen.
Erişmen: Erişkin adam.
Eriz: 1. Yiğidiz, erkeğiz. 2. İz bırakan yiğit. 3. Er izi, er yolu.
Erizgi: Akıllı kimse, zeki erkek.
Erk: 1. Kudret. 2. Kişiliği ya da konumuyla yaptırım gücü bulunan. 3. Samimiyet. 4. Sevgi.
Erkal: Her zaman için yiğitliğini koru, taviz verme anlamında.
Erkan: 1. Yiğitliği geçmişinden gelen. 2. Toplumun ileri gelenleri, büyükleri. 3. General. 4. Yol, yöntem. 5. Temel, esaslar.
Erkaya: Kaya gibi sert yiğit.
Erke: Enerji, güç, bir direnmeyi yenme gücü.
Erkel: Gücü, kudreti bilinen el.
Erker: Güç sahibi kimse.
Erkılıç: Yiğit kılıç.
Erkınay: Çalışkan kimse.
Erkış: Erken gelen kış.
Erkin: 1. Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest, özgür. 2. Her koşulda özgürlük yanlısı olan.
Erkman- Erkmen: 1. Güçlü kimse, güçlü erkek. 2. Sözü geçen kimse.
Erkoç: Koç gibi erkek.
Erkoçak: 1. Eliaçık erkek, cömert kimse. 2. Koçak er.
Erkol: 1. Güç sahibi ol. 2. Yiğit kol.
Erksal: Güç sal.
Erksan: Gücü ve kudretiyle nam salmış olan.
Erksoy: Gücü ve kudreti soyundan gelen.
Erksun: Gücüyle çevresine yardımcı olan.
Erktin: Güçlü ruh.
Erkul: Tanrısını bilen kişi. Yiğit kimse.
Erkunt: Zorluklara göğüs gerebilen kişi.
Erkut: 1. Kutsanmış kişi. 2. Güçlü, dayanıklı. 3. Uğur getiren yiğit.
Erkutlu: Kutlu yiğit.
Erlaçin: Yalçın kaya gibi erkek, şahin gibi erkek.
Erman: 1. Yiğitliğiyle nam salarak kahraman olmuş kişi. 2. Güçlü, sözü geçen. 3. İstek, arzu.
Ermiş: 1. İstediğine kavuşmuş. 2. Dini inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, evli ya, veli, aziz.
Ernoyan: Cesur, korkusuz komutan anlamında.
Eroğan: 1. Yiğit barış tanrısı. 2. Güçlü er.
Erokay: Seçkin, beğenilen.
Erol: Yiğit ol, dürüstlükten ayrılma anlamında.
Erolân: Yiğit olan, erkek olan.
Erolat: “Erkek olsun” anlamında dilek.
Eronat: Doğru, iyi, temiz, güvenilir, mükemmel erkek.
Erozan: Yiğit ve şair kimse.
Eröz: Özü yiğit, yiğit kimse.
Ersal: Yiğitliğinle nam sal anlamında.
Ersalan: Yiğitlik salan.
Ersan: Yiğitliğiyle nam salmış anlamında.
Ersav: Cesur düşünce.
Ersay: Yiğit olarak saygı göster.
Erseç: 1. Yiğit seç. 2. Seçilmiş yiğit.
Ersek: 1. Erkek isteyen, dişi. 2. Yarık (toprak için).
Ersel: Yiğit ve taşkın kişi.
Ersen: 1. Hayat dolu erkek. 2. Meclis, kurultay.
Erserim: 1. Erken serme işi. 2. Erkeğin yaptığı serişi.
Ersev: 1. Erkek ol ve sev. 2. Erken sev.
Ersin: 1. Yiğitsin, erkeksin. 2. Erişsin, ulaşsın. 3. Gelişsin, olgunlaşsın.
Erson: Son yiğit, son erkek.
Ersoy: Yiğit soyundan gelen.
Ersöz: Sözleri yiğitçe olan. Yiğit sözlü.
Ersu: Suyu yiğit olan.
Ersun: Yiğitliğiyle çevresine yardımcı olan.
Ersunal: Yiğitliği sun ve al.
Ersü: Yiğit asker, yiğit subay.
Erşahan: Yiğit şahin.
Erşan: Yiğitliğiyle nam salmış.
Erşat: Mutluluk içinde olan.
Erşen: Şen yiğit, şen erkek.
Ertaç: Başa taç olacak erkek, övünülesi yiğit.
Ertan: Gündoğuşu.
Ertaş: Yiğit ve taş gibi sağlam kimse.
Ertay: Genç tay, erkek tay.
Erte: 1. Sonraki gün. Şafak sökme zamanı. 2. Herhangi bir işte ilk başarı.
Ertek: Yiğit ve tek.
Ertem: Ahlâki açıdan her alanda yeterlilik sahibi.
Erten: Sabah güneşin doğduğu an. Erkek tenli.
Ertingü: Hayranlık uyandıran.
Ertok: Gözü yükseklerde olmayan, gözü tok yiğit.
Ertop: Topçu.
Ertöz: Yiğit ve cevherli kimse.
Ertuğ: Sorguçlu, tuğlu yiğit.
Ertuğrul: 1.Doğru ve yiğit kimse. 2. Selçukluların uçbeyi ve Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’nin babası.
Ertuna: Yiğit Tuna Irmağı.
Ertunca: Yiğit Tunca Irmağı.
Ertunç: Sağlam, yiğit erkek.
Ertunga: 1. Erkek kaplan. 2. Uygur yazıtlarında adı geçen kişi.
Erturan: Turan yiğidi.
Ertut: Yiğit tut.
Ertün: Akşamın ilk saatleri.
Ertüre: Yiğitler arasında farklı bir yiğit.
Ertürk: Yiğit Türk.
Ertüz: Eline çabuk erkek.
Ertüz: Yiğit ve adaletli.
Ertüze: Adaletli yiğit.
Erülgen: Ulu, yüce, metin yiğit.
Erün: Yiğit olarak tanınan.
Erünal: Yiğit olarak tanın.
Erürgen: Çok eriştiren.
Erzade: Yiğit oğlu.
Erzan: Olabilir, uygun.
Erzen: Darı, mısır.
Erzi: Dini vecibelerini yerine getiren.
Esad: 1. Mutlu. 2. Çok hayırlı.
Esat: Çok vefakâr.
Esebay: Bol ve zengin esen rüzgâr. Rüzgâr gibi oradan oraya gidip gelen.
Esed: 1. Aslan. 2. Cesur.
Esemen: Esici.
Esen: Ruhça ve vücutça sağlıklı, sağlık içinde olan.
Esenalp: Sağlıklı yiğit.
Esenel: Sağlıklı ülke.
Esener: Sağlıklı yiğit.
Eser: 1. Nişan, iz. 2. Etki. 3. Yapıt. 4. Soğuk esen rüzgâr.
Esil: Soylu, zengin.
Esiner: 1. Sabah yeli gibi tatlı ve yiğit kimse. 2. Esin veren kimse.
Esirgin: Bora, fırtına.
Eskin: Rüzgârlı yer.
Esmen: Esen yel gibi kimse.
Eşfak: İçten, çok şefkatli olan.
Eşir: Çok sevinçli.
Eşkin: 1. Filiz, sürgün. 2. Atın hızlı yürüyüşü.
Eşmen: Eş, dost, arkadaş, akran.
Eşref: En onurlu, en şerefli, muhterem.
Etem: Eksiksiz, mükemmel.
Ethem: Atın karayağız olanı.
Evgin: 1. Gecikmemesi gereken. 2. Telaşlı, çabuk.
Evin: Bir şeyin içindeki öz.
Evirgen: İşini biIen, önlem almasını bilen.
Evran: 1. Uzun boylu. 2. Kasırga. 3. Evren.
Evre: 1. Bir olayda birbiri ardınca gelen değişik durumların her biri. 2. Alınan yol, aşama.
Evren: 1. Sonsuz uzay ve uzay içindeki gök varlıklarının tümü. 2. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen tüm varlıklar. 3. Ortam.
Evrenos: Orhan Gazinin ünlü komutanlarından. Rumeli’nin fethinde büyük hizmetleri geçmiştir. Uzun bir ömür sürmüş. 129 yaşında ölmüştür.
Evrim: Aşama aşama kendini gösteren ilerleme, gelişme, tekâmül.
Evrimer: Yavaş değişen.
Evsen: Hafif.
Evşen: Evi şenlendiren, evin neşesi.
Eygi: Dinine bağlı.
Eygin: Herhangi bir kimseye karşı maddi ve manevi borçlu olma.
Eyinç: 1. Mutluluk, huzur. 2. Güç, kudret. 3. Zenginlik.
Eylem: 1. Eylemek işi. 2. Bir değişiklik doğurabilen etkileyici davranış. 3. Yasadışı siyasal ve toplumsal hareket. 4. Belli bir amaç için ve belli bir yöntem kullanılarak yapılan iş.
Eymen: Çok talihli, uğurlu. 2. Sağ yandaki.
Eyüp: 1. Sabırlı. 2. İzlenen.
Ezdan: Farsça Tanrı anlamındaki yezdan sözcüğünün Kürtçedeki karşılığı.
Ezel: Başlangıcı olmayan, öncesizlik.
Ezgü: Makam, hava. Hiçbir kötü yanı bulunmayan.
|
|
Bu Yazi admin Tarafindan 12 Eylül 2009 Tarihinde 22:34 de ve Bebek İsimleri Erkek Kategorisi Altinda Yayinlanmistir. Konuya Yazilan Yorumlari RSS 2.0 ile Takip Edebilirsiniz. Yorum veya Kendi Sitenizden Geri Bildirim Yapabilirsiniz.

